Tuesday, February 19, 2008

Puzzle yapıyozz




Çocukluğumdan beridir puzzle yapmıyordum. Eskiden büyük puzzlelar (aslında parça sayısı çok olanlar) çok pahalıydı. Annemler Ankara'dayken Çağdaş'ta puzzle'lar gördük. Fiyatlarıda uygundu. Tahminimizce eski İstanbul'dan bir portre aldık 1000'lik. Ezgi Tayfun ve ben etrafını yani köşelerini 10 dakkada dönünce biz bunu 1 günde yaparız ehehe diye bi tavır takındık ama iç kısımları yapmaya başlayıncada hiç öle olmadığını anladık. Daha ilk 1000'lik bitmeden birde 1500 lük aldıkmı. Bir hafta içinde 1000 lik bitti ve soluğu çerçevecide aldık. Sıkı bir pazarlıktan sonrada 30 ytl ye yaptırdık. Yanlız çok güzel oldu tam bir şahaser:). Diğer 1500 lük ise Dikili Taşın ve 6 minareli Sultanahmetin resmi. Ondada bir miktar ilerleme yaptık 2 minare ve dikili taşı yaptık:) Azimle devam ediyoruz. Bundan sonraki hedefi ben 5000 lik koydum ama sevdceğim onu nerede nasıl ve ne zamanda yapacağımız konusunda düşünceli. Muhtemelen sıradaki 2000 lik olacak ama ben 5000 de ısrarcı olacağım.

Monday, February 11, 2008

Electro World


Bu haftasonu Ezgi'mi iş görüşmesine İvedik Organize Sanayii'ne götürdüm. Ordan dönüştede Metro'ya Anteres'e gidelim dedik. Anteres'i bulduktan sonra farkettik daha bitmemiş. Bir çok eksiği var. Yemek yiyecek yer bulamadık felan felan. Yanlız Avrupa'nın bir çok ülkesinde bulunan ecnebi TeknoSA Electro World açılmıştı ve burayı gezme fırsatımız oldu. Türkiyemizdeki teknoloji marketi çılgınlığı Avrupalı market zincirlerininde dikkatini çekmeyi başardı haliyle. Media Markt, Darty ve Electro World Türkiye'de birbiri ardına mağazalar açmaya başladılar. Herkes bu mağazalardaki ürünlerin, Amerika'ya giden tanıdıklara aldırdığımız ürünler gibi olacağını düşünüyordu. Bu mağazalarda bu durumu bildikleri için açılışlara has indirimler yaptılar. Fakat bunlarda aslında bedavadan reklam yapmak, insanları kandırmaktan başka bişey değildi. Stok sınırlı modeli geçmiş ürünleri satışa sunarak, sanki mağaza çok uygunmuş gibi göstermeye çalıştılar. Kendimi bu konuda biraz duyarlı ve bilinçli hissediyorum açıkcası. Zaten bir ürün alıcaksam en az 5 6 tane uygun web sitesi geziyorum. Ona göre alıyorum ve genelde fiyatları aklımda tutuyorum ve mağazalar arası karşılaştırma yapabiliyorum. Electro World'u gezerkende bütün fiyatları ve ürünleri inceledim. Evet çok uygun bir çok fırsatlı ürün var ama hepsinin modeli geçmiş. Bunlar gerek cep telefonu gerekse kamera vs.


Yanlız birde şöyle bir durum var. Türkiye bir çok hizmete çok ciddi vergi yükleri koyuyor. Özel Hizmet Vergileri adı altında aldığımız bir çok hizmeti nerdeyse ve hatta 2 katına kullanabiliyoruz. Gümrük vergiside bunlardan biri tabiki. Sonuçta satılan ürünlerinde bir üretim kargo saklanma ve satılma koşulları var ve bunların hepsi birer ücret. Bu firmalarda bunları göz önünde tutarak fiyatlandırma yapıyorlar. Bazen BestBuy'un sitesinide inceliyorum. Türkiye'deki fiyatlarla karşılaştırdığım zaman fark ortaya çıkıyor. Mesela Playstation 3'ün 40 GB lık modeli BestBuy'da 399$ satılıyor. Hepsiburada.com'da ise KDV dahil 950 YTL. Sonuç olarak biz bu ürünleri yaklaşık 2 katı fiyata alıyoruz ve bu durum Avrupa merkezli tekno-marketlerdede hala geçerli.

Thursday, February 07, 2008

MinWin


Başlık bize bu yazının Windows ile alakalı olacağını söylüyor. İnternette okuduğum bir habere göre Microsoft yeni bir işletim sistemini duyurdu. Tabiki her zamanki ilk olarak çok küçük bir topluluğa ilk sürüm (Milestone1=ilk kilometre taşı) dağıtıldı. Bu işletim sisteminin adı Windows Seven olacak ve 2010'a hazır olacağı söyleniyor . Microsoft'un uzun zamandır kullandığı çekirdeği değiştireceğini söyleniyor. Bu çekirdeğin adı MinWin. Bu çekirdek moduler yapıya sahip ve modüller ayrı ayrı kurulabilecekmiş. 25 MB hafıza ve 45 MB RAM işletim sisteminin masaüstünde çalışabilmesini sağlıyacakmış ama bunun içinde internet printer ve mail servisleri yok. Bu durumun faydalarıda olacaktır tabi. .NET 2.0 ile gelen One-Click Deployment özelliği bu sistemde kullanılabilir. Akıllı istemciler düşük sistem konfigürasyonlarıyla işleri yapabilirler. Bu durum ciddi anlamda maliyetleri düşürür ve iş performansını artırır. Bir diğer yenilik olan çoğu yerde videolarını gördüğümüz Surface'te daha etkin halde kullanılacak ve bilgisayar kullanımını daha geniş sahalara yayabileceği gözüküyor. Ayrınca Vista'da beklediğimiz ama olmayan WinFs dosya sisteminide artık göreceğiz gibi duruyor. Var olan dosya sistemlerinden daha performanslı saklama ve arama olanağı sunan bu sistemide Windows 7'de görüyor olacağız. Bir diğer özellik ise kablosuz iletişime katılan bazı eklentiler. Tek bir W-LAN kartından bir çok bağlantı yapabileceğimiz. söyleniyor.

Umarım Vista'yı yetiştirmek için çıkartılan özellikler Seven içinde geçerli olmaz. Bahsedilen özellikleri fazlasıyla Seven'da bulabiliriz.

Labels: , ,

Tuesday, February 05, 2008

ODTÜ Profiency


Uzun bir süreden sonra 2008 Ocak ODTÜ Profiency sınavına girdim. En son hazırlıktan sonra girmiştim. Yanlız hazırlıkta girdiğim sınav sadece testten oluşuyordu. O sınavdan önce KPDS sınavında 65 almıştım. Bizim zamanımızda KPDS'den 65 alan hazırlığı geçebiliyordu. Bende KPDS den yeterli puanı alınca bazıları gibi evime dönmedim ODTÜ hazırlığın keyfini çıkardım bahar bahar. 65'ten sonra yaydığım içinde proftan anca 58,5 alabilmiştim(60 almak gerekiyor). Bu Ocakta girdiğim sınav daha önce girdiğim sınavdan farklıydı. 2005 senesinde sınav sistemi değişmiş writing ve listening dahil olmuştu sınava. İlk sınav çok zor diyorlardı. Gerçi değişik olduğu içinde ortalamanın düşük olmasıda bir ihtimal tabi. Ben o yaz okuldaydım ve bir çok yaz okuluna kalmış çöm vardı.
2008 güz ayında ODTÜ'de ve TOBB'da mastera başvurabilmek için ingilizce sınavına girmem gerekiyordu. Niyeyse ben profu Şubat ayında diye biliyordum. Ama öğrendimki sınavın ilk aşaması (grammer-reading) 25 ocaktaydı ve son başvuru gününe 1 gün kalmıştı. Neyse sınava yeni tükkandan Şennur'la başvurduk. Sevdiceğimde bize 2005'inde yapılan bu tarzda olan ilk sınavın sorularını bookstore'dan alıp bize getirdi. İlk aşamaya bir gün kala ilk kısımları evde yayılaraktan çözdüm. Sıra cevaplara bakmaya geldi ve faica! Anca yarı yarıya yapabiliyordum. Kolay kısmı gibi gelen bu kısımda yarı yarıya yapmam toplamda 65 e ulaşamıyacağım anlamına geliyordu. Demoralize olmayan kişiliğimle sınava girdim 25'inde. Neyse sonra 2. sınava girme hakkım olduğunu internetten baktım (50 puan üstünden en az 25).
Gerçi şöyle bir durum vardı. Eğer 25 26 civarı almış isem kalan kısımdan 40 almam gerekiyorduki bu gayet zordu. 29 unda 2. sınava girerken hazırlıktan ve bölümden arkadaşlarımla beraber girdim sınava. Hocamızda rahat bir insandı. Gayet iyiydi ilk durum. Sınav başladı ve CD çalardan British English aksanı başladı okumaya instructionları. Soruları teker teker dinliyor ve yapıyordum. Sesi gayet net anlıyordum. Tabi sorularıda emin olarak yapıyordum. Sonra note taking kısmına geldik. Oradada başarılı yaptığıma inanarak writing sırası gelmişti. Burda bir ara verildi. Biraz hava aldık ve writinge başladık. Konusuda kulağımın aşina olduğu sağlıklı beslenme ve yaşam ile ilgiliydi. Ayrıca bölümde yazdığımız sayfalarca raporlara güvenerek listening iyiydi burdan da alırım iyi deyip geçerim diye düşünüyordumki. Takıldım. Yazıyordum ama beğenmiyordum. Silip yeniden yazmanın mantıklı olmadığını düşünüp artık devam ettim. Sınavdan çıktım ve işe gittim. Bu pazartesi sonuçlar açıklandı. Önce 72 aldığımı öğrendim toplamda. Daha sonrada bölüm bölüm ne aldığımı. Sonuçlar aşağıda

ID: 1334655
NAME: İBRAHİM
LAST NAME: DEMİRAL
REASON: YL
STAGE 1: 36,50/50

STAGE 2
MC: 14,50/20
NT: 10,00/10
WRITING: 11,00/20

EXAM GRADE: 72,00

Beklemediğim kısmı ilk kısım olmuştu. Bu kadar alacağımı düşünmüyordum. Ama sonuçta hem ODTÜ'ye hem de TOBB'a yetecek kadar puan almıştım. Gerçi bundan sonra başlıyor herşey. Master için bölüm seçmek, kabul almak felan felan. En azından ilk sınavdan başarılıyla geçtim. Ya nasip sıradakiler....

Labels: , ,

kere tıklandı